HyperX Cloud II inceleme yazısını ilk olarak 2021’de, Logitech G430’dan geçtikten sonra yaklaşık 2 aylık kullanım deneyimimle yazmıştım. Aradan geçen yıllarda kulaklığı uzun süre kullanma fırsatım oldu. Bu yüzden yazıyı 2026 itibarıyla yeniden ele alıp, bugün hâlâ alınır mı, USB ses kartı işe yarar mı ve artı ve eksileri neler daha net anlatmak istedim.
2017 yılında oyuncu kulaklığı ararken Logitech G430 ile HyperX Cloud II arasında kalmış, tercihimi bütçeme daha uygun olduğu için G430’dan yana kullanmıştım. G430’u yaklaşık 4 yıl hunharca kullandıktan sonra bozulunca emekliye ayırdım ve 2021’de bu kez HyperX Cloud II’ye geçtim. Aradan geçen 5 yıla rağmen hâlâ aynı kulaklığı kullanıyorum. Elbette artık eskidi; fakat sorunsuz çalışmaya devam ediyor. Bu yüzden eski incelemeyi 2026’da yeniden ele alıp, HyperX Cloud II bugün hâlâ alınır mı sorusuna uzun kullanım deneyimiyle cevap vermek istedim.
HyperX Cloud II İnceleme: 5 Yıllık Deneyim
HyperX Cloud II’yi 2021 yılından beri aktif olarak kullanıyorum. Bu süreçte kulaklık; oyun, Discord & zoom görüşmeleri, müzik, dizi-film ve günlük bilgisayar kullanımı derken neredeyse her gün masamda kaldı. Özellikle CS2 gibi rekabetçi oyunlarda uzun süre kullandığım için ses yönü, konfor, mikrofon ve dayanıklılık tarafında net bir fikir oluştu. (Zamanında alma sebebim aslında CS2 çok oynadığımdan dolayıydı)
Beş yılın sonunda şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki HyperX Cloud II kötü yaşlanan bir kulaklık değil. Süngerleri ve kafa bandı gibi suni deri kaplı yerleri yıpranıyor ya da mikrofonu zamanla yetersiz hissettirebiliyor fakat kulaklığın temel ses performansı, kablosu ve genel gövde sağlamlığı hâlâ ayakta. Yani sorun “bu kulaklık dayanıklı mı?” sorusunda değil, 2026 yılında hâlâ aynı fiyata mantıklı bir tercih olup olmadığında. Ben de uzun bir aradan sonra HyperX Cloud II inceleme yazısını tekrar yazarak deneyimlerimi aktarmak istedim.

HyperX Cloud II Teknik Özellikleri
| Özellik | Değer |
|---|---|
| Sürücü | 53 mm neodim mıknatıslı dinamik sürücü |
| Kulaklık tipi | Kapalı tasarım |
| Frekans yanıtı | 15 Hz – 25.000 Hz |
| Empedans | 60 Ω |
| Ağırlık | Mikrofon ve kabloyla yaklaşık 320 g |
| Bağlantı | 3.5 mm jak + USB ses kartı |
| Kablo uzunluğu | 1 m + 2 m uzatma |
| Mikrofon tipi | Çıkarılabilir kardioid kondansatör mikrofon |
| Mikrofon frekans yanıtı | 50 Hz – 18.000 Hz |
Süngerler ve Kafa Bandı Durumu


HyperX Cloud II’nin en hızlı yıpranan tarafı bende kulak süngerleri oldu. Kutudan çıkan deri süngerler yaklaşık 1.5-2 yıl sonra pul pul dökülmeye başladı. Kulaklığı çıkardığımda saçımda ve omzumda küçük siyah parçalar görüyordum. Bu durum kullanım açısından kulaklığı tamamen bitirmiyor ama görüntü ve temizlik tarafında can sıkıyor.
Ben bu noktada yedek sünger almak yerine kutudan çıkan kadife süngerlere geçtim. Kadife süngerler deri olanlara göre daha yumuşak ve daha rahat hissettiriyor. Fakat onların da kötü tarafı tozu, tüyü ve küçük parçacıkları çok kolay tutması. Temizlemek için ara sıra bantla üzerinden geçmek gerekiyor.
Kafa bandında da benzer şekilde suni deri kaynaklı hafif soyulmalar oluştu. Bende şu an paramparça olmuş bir görüntü yok; daha çok yer yer kalkma ve yaşlanma diyebileceğim bir durum var. Açıkçası bunu HyperX Cloud II’ye özel büyük bir kusur gibi görmüyorum. Suni deri kaplama kullanan birçok kulaklıkta birkaç yıl sonra benzer yıpranma yaşanıyor.
Kısacası kulaklık gövde olarak sağlam kaldı ama sünger ve kafa bandı tarafında zamanın izleri net görülüyor. Bu parçalar değiştirilebilir ya da idare edilebilir olduğu için kulaklığı kullanılmaz hale getirmiyor. Yine de sıfır gibi kalmasını bekleyen biri için 5 yıl sonunda özellikle sünger tarafında yıpranma kaçınılmaz.
USB Ses Kartı
HyperX Cloud II hakkında en çok merak edilen parçalardan biri USB ses kartı. Ben kulaklığı 2021’den beri kullanıyorum ve USB ses kartı elektronik olarak hâlâ sorunsuz çalışıyor. Ses gidip gelme, dip ses, temassızlık ya da bağlantı kopması gibi bir problem yaşamadım.
Yaşadığım tek sorun, ses kartının arkasındaki plastik asma tırnağının kırılması oldu. Onu da açıkçası ben kırdım, biraz fazla zorlayınca plastik parça dayanmadı :). Ama bu kırılma ses kartının çalışmasını etkilemedi. Şu an hâlâ kulaklığı USB ses kartı üzerinden kullanabiliyorum.
USB ses kartı bozulsa bile kulaklık tamamen kullanılamaz hale gelmiyor. HyperX Cloud II, 3.5 mm jak üzerinden de çalışabiliyor. Bu durumda sadece USB kart üzerinden gelen kontrol ve 7.1 surround gibi özellikleri kaybediyorsun. Yani ses kartı önemli ama kulaklığın ömrünü tek başına belirleyen parça değil.
Kendi deneyimime göre USB ses kartı, internetteki bazı yorumlarda anlatıldığı kadar dayanıksız çıkmadı. 5 yıllık kullanımda elektronik tarafı sağlam kaldı. Fiziksel olarak plastik tırnak gibi küçük parçalar hassas olabilir ama asıl işlevini yerine getirmeye devam ediyor.
Kablo ve Malzeme Kalitesi

HyperX Cloud II’nin kablo tarafı bende en sorunsuz kalan parçalardan biri oldu. Uzun yıllar kullanmama rağmen kabloda kopma, temassızlık, gevşeme ya da ses gidip gelmesi gibi bir problem yaşamadım. Örgülü ve kalın yapısı gerçekten çok kaliteli.
Kablo uzunluğu masaüstü kullanım için yeterli. Bilgisayar kasası masanın altında olsa bile rahat hareket alanı bırakıyor. Tabii bu biraz kurulumuna bağlı; ama benim kullanımımda kabloyu kısa bulduğum bir durum olmadı.
Genel malzeme kalitesi tarafında da kulaklık hâlâ sağlam duruyor. Sünger ve kafa bandı gibi suni deri kaplı yerlerde yıpranma var ama gövdede, bağlantı noktalarında veya kabloda ciddi bir deformasyon yaşamadım. Bu yüzden HyperX Cloud II’nin en güçlü taraflarından biri hâlâ dayanıklılık diyebilirim.
Beş yılın sonunda “taş gibi kaldı” demek abartı olmaz. Kozmetik olarak eskiyor ama görüntü sizin için çok önemli değilse bu durum fazla göze batmıyor. Benim deneyimime göre HyperX Cloud II, uzun yıllar kullanılabilecek kadar sağlam bir kulaklık.
Mikrofon Kalitesi
HyperX Cloud II’nin mikrofonu oyun, Discord ve günlük sesli görüşmeler için yeterli. İlk 1-2 yıl boyunca ben de bu şekilde kullandım. Karşı tarafa sesim anlaşılır gidiyordu, kopma ya da ciddi bir boğukluk şikayeti almadım.
Ama mikrofonun sınırı da belli. Bir süre sonra özellikle daha temiz ve dolgun ses istediğimde yetersiz gelmeye başladı. Ses biraz kulaklık mikrofonu karakterinde; yani iş görüyor ama etkileyici değil. Bu yüzden daha sonra harici bir mikrofon kullanmaya geçtim.
Burada beklentiyi doğru kurmak gerekiyor. Sadece arkadaşlarınla Discord’da konuşacak, oyun içinde iletişim kuracak ya da arada sırada toplantıya gireceksen mikrofon yeterli olur. Ama YouTube videosu, podcast, yayın veya daha ciddi içerik üretimi düşünüyorsan HyperX Cloud II’nin mikrofonu doğru tercih olmadığını söyleyebilirim.
Kısacası mikrofon kötü değil, ama iddialı da değil -ki zaten böyle bir iddiası da yok-. Oyuncu kulaklığı mikrofonundan beklenen temel işi yapıyor. Hangi kulaklığı kullanırsan kullan, daha fazlasını istersen zaten harici mikrofona geçmek zorunda kalıyorsun.
Oyunlarda Ses Performansı Nasıl?
Daha önceki HyperX Cloud II inceleme notlarıma baktığımda, en çok övdüğüm taraflardan biri oyunlardaki ses performansıydı. Özellikle rekabetçi FPS oyunlarında adım sesi, mermi yönü ve çevresel sesleri ayırt etme konusunda bana ciddi bir sorun yaşatmadı. CS:GO döneminden CS2’ye kadar bu kulaklığı aktif kullandım ve bu süreçte genel olarak memnun kaldım.
Ses karakteri oyun için gerçekten iyi. Patlama, silah sesi ve ayak sesi gibi detayları yeterince belirgin veriyor. Bu da özellikle rekabetçi oyunlarda işini kolaylaştırıyor. HyperX Cloud II, bana hiçbir zaman “rakibin nereden geldiğini duyamıyorum” dedirten bir kulaklık olmadı. Bunun dışında PS5 dahil pek çok farklı oyunda da denedim ve genel olarak olumsuz bir durumla karşılaşmadım. Rekabetçi FPS dışında da oyun deneyimi için yeterli bir ses performansı sundu.
PS5 CFI Kodları: Hangi PS5 Modelini Almalısınız?1 yıl önce eklendiDizi-film ve günlük kullanımda da iş görüyor. Diyalogları rahat duyuyorsun, genel ses seviyesi yeterli, patlama ve aksiyon sahnelerinde de cansız kalmıyor. Ama müzik tarafında aynı şeyi söyleyemem.
Müzik dinlerken HyperX Cloud II daha ortalama kalıyor. Baslar belirgin, fakat detaylı enstrüman ayrımı isteyen parçalarda sesler biraz iç içe geçebiliyor. Spotify’da günlük dinleme için rahatsız etmez; ama “ben müzik için kulaklık arıyorum” diyorsan bu kulaklık doğru adres değil.
7.1 Surround Ses
Açık konuşmak gerekirse HyperX Cloud II’nin 7.1 surround özelliği benim için tatmin edici olmadı. Hatta çoğu zaman açık olduğunu fark etsem kapatmayı tercih ettim. Rekabetçi oyunlarda stereo ses bana daha tutarlı geldi.
Özellikle CS2 gibi oyunlarda 7.1 surround kullanmak şart değil. Hatta bazı durumlarda yön algısını daha karmaşık hale getirebiliyor. Bu yüzden ben bu kulaklığı hiçbir zaman “7.1 var, o yüzden almalıyım” diye değerlendirilmesi doğru değil.
7.1 surround bazı hikayeli oyunlarda, film izlerken veya atmosferin öne çıktığı içeriklerde daha eğlenceli gelebilir. Ses sahnesini yapay olarak genişletiyor ve ilk denemede etkileyici hissettirebiliyor. Ama bu, her zaman daha doğru ses verdiği anlamına gelmiyor maalesef.
Uzun Kullanımda Konfor Nasıl?
HyperX Cloud II ilk taktığında rahat hissettiren bir kulaklık. Kafa bandı çok sert değil, kulaklık kafaya güvenli oturuyor ve kısa kullanımda rahatsızlık vermiyor. Özellikle kutudan çıkan kadife süngerler deri süngerlere göre daha yumuşak bir his veriyor.
Ama uzun kullanımda tablo değişebiliyor. Benim deneyimimde 3 veya 4 saatten sonra kulakta rahatsızlık ve baskı hissi başlıyor. Bu durum özellikle gözlükle kullanırken daha belirgin hale geliyor. Ben gözlük kullandığım için uzun kullanımda kulak çevresinde baskıyı daha net hissediyorum.
Burada kafa yapısı, gözlük çerçevesi ve sünger tercihi durumu ciddi şekilde değiştirebilir. Plastik çerçeveli gözlükle idare edilebilir seviyede kalıyor; daha ince veya sert metal çerçevelerde rahatsızlık daha fazla olabilir. Daha önce kafa üstü oyuncu kulaklığı kullanmadıysan ilk günlerde alışma süreci de yaşayabilirsin.
Kısacası HyperX Cloud II konforsuz bir kulaklık değil, ama “saatlerce tak ve unut” tarzı bir kulaklık değil. 2-3 saatlik oyun ve günlük kullanım için rahat. Daha uzun kullanımda ise özellikle gözlük kullananlarda yorucu hale gelebilir.
HyperX Cloud II 2026’da hâlâ alınır mı?
HyperX Cloud II bence kötü bir kulaklık değil. Beş yıllık kullanımın sonunda bunu rahatça söyleyebilirim. Ses performansı hâlâ iyi, kablosu sağlam, USB ses kartı çalışıyor ve genel gövde dayanıklılığı güçlü. Benim kullandığım ürün bugün hâlâ görevini yapıyor.
Ama 2026 yılında sıfırdan HyperX Cloud II almak ayrı bir konu. Çünkü artık mesele sadece kulaklığın iyi olup olmaması değil; fiyatı, alternatifleri ve modelin eski kalması da hesaba katılmalı. HyperX Cloud II doğru fiyata bulunursa belki alınabilir, fakat yüksek fiyatlara satılıyorsa aynı paraya daha güncel modellere bakmak daha doğru olur. Artık üretilmediği için stok sıkıntısı ve uygun fiyata bulabilmek oldukça zor.
İlk akla gelen modellerden biri doğal olarak HyperX Cloud III. Ancak, Cloud III daha yeni bir model olsa da Cloud II’nin ses karakterini daha çok beğenen kullanıcılar var. Ben Cloud III kablolu modeli uzun süre kullanmadığım için doğrudan “Cloud II yerine kesin bunu alın” diyemem.
Kablosuz tarafında ise HyperX Cloud III Wireless daha mantıklı bir seçenek gibi duruyor. Özellikle kablosuz oyuncu kulaklıklarının bu kadar yaygınlaştığı bir dönemde, eski bir kablolu kulaklığa yüksek para vermek bana çok mantıklı gelmiyor. Cloud III Wireless’ın uzun pil ömrü ve daha güncel yapısı, Cloud II’ye yüksek fiyat vermeyi daha pek mantıklı kılmıyor.
Ben bugün sıfırdan oyuncu kulaklığı alacak olsam HyperX Cloud II’yi ancak ciddi indirimde yakalarsam almayı düşünürüm. Temiz ikinci elde veya uygun fiyata denk gelirse hâlâ alınabilir; çünkü kulaklığın uzun ömürlü olduğunu kendi deneyimimde gördüm. Ama “2026’da en mantıklı oyuncu kulaklığı bu mu?” dersen, benim cevabım hayır olur.
Kısacası HyperX Cloud II bugün hâlâ iyi bir kulaklık; sadece artık her fiyata alınacak kadar mantıklı değil. 2021’de aldığımda doğru tercihti, 2026’da da hâlâ kullanıyorum. Fakat bugün sıfırdan alacak biri için karar fiyatına bağlı: uygun fiyata belki, pahalıysa kesinlikle hayır.
HyperX Cloud II inceleme yazımda, almayı düşünenler için 5 yıllık kullanım deneyimimi, ses performansını, mikrofon kalitesini, USB ses kartını ve 2026’da hâlâ mantıklı olup olmadığını anlatmaya çalıştım. Umarım karar vermenize yardımcı olur.

